| Murat 的个人资料GiTaRisT照片日志列表 | 帮助 |
GiTaRisT10月15日 GiTaRisT
İNTERNETTEN PARA KAZANMA % 100 GARANTİ ARKADAŞLAR KESİNLEKLE GÜVENİLİR BİR SİTE MAKİNALARDA OYNAYANLAR BİLİR JETON ÜCRETİ 0.20 KURUŞTUR İNTERNETTEN OYNANDIĞINDA 0.10 KURUŞ YANİ KIBRIS YOL ÜCRETİ OTEL ÜCRETİ 50 JETON 10 TL BUNLARI DÜŞÜNÜRSEK İNANIN KARDASINIZ BETSSON https://www.betsson209.com/refer/index.asp?keyCode=BCAAHBF SİTESİNE GİRİP ÜYE OLUN PARA YÜKLEMEK İÇİN KARTINIZI SEÇİN KREDİ KARTI KORKUSU OLANLAR İÇİN ( KESİNLİKLE GÜVENİLİR BİR BOK YOK ) SİZE GARANTİNİN SANAL KREDİ KARTINI ÖNERİRİM
BELEŞ SMS + ÜCRETSİZ TELEFON ARKADAŞLAR TAMAMEN ÜCRETSİZ SMS SERVİSİ TÜM DÜNYAYI BİLGİSAYARDAN ARAYABİLİYORSUNUZ ÜCRETSİZ TÜRKİYE ( VODAFONE , TURKCELL , AVEA ) DAHİL Size çok güzel bir bedava sms hizmeti tanıyan, türkçe dile sahip sms sitesi tanıtacağım. 20 KREDİ HEDİYE KAMPANYA KODU : 1920674
ARKADAŞLARINIZA ŞAKA YAPABİLİRSİNİZ GÖNDERENİ DEĞİŞTİRİP SAVCILIK MALİYE BANKA GİBİ ŞEYLER YAZIP NUMARANIZI GİZLEYEREK SMS YOLLAYABİLİRSİNİZ LİNK : http://smscity.com/?rid=1920674
ZİYARETCİ SEYİR DEFTERİM
Gesamt : Bütün Gestern : Dün Heute : Bu Gün Online : Çevirim İçi
MESAJ KUTUSU GUESTBOOK
AKUSTİK GİTAR RESİMLERİ
![]()
![]()
![]()
LİNKLER
KALICI DÖVME OLARAK YAPTIRDIM
AMAZON SAVAŞCI KADIN...
![]() FlamenkoFLAMENKO
FLAMENKO TARİHİ Özellikle 1900’lü yılların başlarından itibaren Flamenko, müthiş bir hızla dünyanın her yanyına yayılmaya başlamıştır. Hatta bu yayılma o kadar büyük boyutlara ulaşmıştır ki dünyada bir çok kentte Flamenko merkezleri kurulmuştur. Kanımca ülkemizde çok yanlış olarak algılanan Flamenko müziği, aslında son derece karmaşık ve Paco Pena’nın ifadesiyle “duyguların adeta haykırırcasına ifade edildiği” bir anlatım şeklidir. Gitar müziği açısından ise; klasik gitar literatürünün en yüksek seviyeli eserlerinde Flamenko gitarında kullanılan tekniklere rastlanır. Klasik batı müziği gibi tam bir sistematik üzerine oturtulmamasına rağmen, kendi içinde karmaşık sayılabilecek bir sistem oluşturmuştur ve bu sistem sayesinde sanatçılar, sanatlarını istedikleri yoğunlukta icra edebilmektedirler... Ülkemizde Flamenko sanatının eğitimi, bazı özel kurum ve kuruluşlarda verilmektedir. Gelecekte Flamenko sanatı hakkında daha kapsamlı akademik araştırmaların yapılmasıyla hem bu sanatın akademik yapıda hakettiği yeri bulması, hemde genç müzisyenlerin bu sanat dalına yönelmesi ümid edilmektedir... Flamenko teriminin, mevcut olan bir çok varsayıma rağmen hala tam olarak nereden çıktığı tespit edilememiştir. Kaynaklardan elde edilen teoriler şunlardır; • İspanyol yahudiler dini şarkılarını, rahatsız edilmeden söyleyebilecekleri yerlere göç etmişler ve bu şarkılar İspanya’da kalan yahudilerce “Flamenko” olarak adlandırılmıştır. Flamenko uzmanları, bu kelimenin nereden çıktığı konusunda halen bir mutabakata varamamışlardır... TARİHSEL GELİŞİMİ Flamenko sanatının gelişimini üç ana devir içinde ele almak mümkündür: Flamenko tarihçileri, bu sanatın tam olarak nereden ve nasıl çıktığı hakkında kesin bilgilere ulaşamamışlardır. İşe yarayabilecek ayrıntıların çoğu tarihte kaybolmuştur. Buna rağmen Araplar ve çingenelerden doğduğu tahmin edilmektedir. Araplar İspanya’nın özellikle güneyinde 800 yıl yaşamışlardır. Bu sırada fen, ekonomi ve kültürel alanda gelişmişlerdir. Zaman içinde Katolikliği benimseyen bölgenin asıl yerlileri Arapları kovmak istemişler ve yüzyıllar süren mücadeleler sonunda Arapları İspanya’dan çıkarmışlardır. Kolomb’ un Hindistan’a ulaşmak için batıdan yola çıkarak Amerika’yı keşfetmesi ve çingenelerin İspanya’ya gelmeleri de bu devirlere rastlar. Çingeneler Endülüs’ te zengin, renkli bir şiir dünyası bulmuşlardır. İspanya’da karşılaştıkları diğer müzik türlerinin tersine, bu folklor onların karakterine uymuş ve zamanla hayatlarının bir parçası haline gelmiştir. Zaman içinde kendilerinden de bir şeyler eklemişlerdir bu kültüre.. İşte bu etkileşim sonucunda “Cante Flamenco” ortaya çıkmıştır. (Ne çingene müziği, ne de Endülüs folklorü... Her ikisi birden...) Bu yüzden şüphesiz, Flamenko’ nun iki temeli vardır;
GÜNÜMÜZDE FLAMENKO
Flamenko’ nun doğuşundan bu yana kanunlarının genelde 19.yy’da oluştuğu düşünülmektedir. O yüzden 19.yy’da Flamenko’ nun “Altyn çağ” ‘ını yaşadığı ileri sürülmektedir.
20.yy’da tüm dünyada oldukça yoğun bir şekilde yaşanan kültürel değişim döneminden sonra gitar, dans, ve şarky söyleme, büyük değişiklikler göstermiştir. Flamenko, Jazz, Doğu Müziği,ve Pop Müzik gibi aklımıza gelebilecek her müzik arasında etraflı bir karışım olmuştur. “Flamenco Joven” (genç Flamenko), Geleneksel Flamenko’ dan daha evrensel ve daha canlıdır. Çünkü değişen dünyanın getirdiği imkan ve avantajlar herşeyi olduğu gibi müzisyenleri de etkilemiştir. Bu genç sanatçılar çok şanslıdırlar çünkü atalarının çektikleri sıkıntıları onlar yaşamamış ve bu durum müziklerine yansımıştır.
1950’lerde Flamenko tarihi açısından pek çok önemli olay olmuştur. Cafes Cantantes’ nin tutkunları dışındakilere müziğin kültürü tanıtılmıştır. 1954’te, tüm Flamenko ustaları “Antologia del Cante Flamenco” ‘ ya kaydedildiler; iki yıl sonra, Cante Jondo’ nun ulusal yarışması Cordoba’ da başlatıldı. Daha sonra 1958’de, Jerez’ de Flamenkoloji kürsüsü oluştu. Bu olayların her biri medyanın ilgi ve saygısını kazandı ve bunlara ilaveten pek çok klüpler oluştu. Bu klüpler yeni şarkıcı ve müzisyenlerin yetişmeleri için elverişli ortamlar haline geldiler. Sivil savaştan sonra 1960’ lara kadar, Flamenko’ nun tiyatroda ünlenmesi, tatil yörelerinde ve kayıtlarda yayılması Flamenko’ nun tekrar tanınması sağlandı. Sadece birkaç on yıllık süre içinde, bu özel ifadeli ve kişisel halk müziği , özel sihrini çok büyük bir seyirci kitlesine satmak için zorlandı. Sadece yüzeysel kısmı, Flamenko’ yu tanımayan bir seyirciye sunulabildi.
Günümüzde İspanya dışyndaki dünya, güney İspanya ve Kuzey Afrika’nın tanınmayan eski kültürlerinin farkına varmaktadır ve şimdi Flamenko’ nun gelişimine her zamankinden fazla katkıda bulunmaya hazırdırlar... Son zamanlarda gitar dünyasında, daha karmaşık ve daha modern armonilere, Flamenko gitarıyla başka enstrümanların birleştirilmesine çalışılmaktadır. Yine de birbirinden ayrılamayan kompas ve aire üstün kalmaya devam ediyorlar. Aslında, modern stilde kompaslarda yeni bir vurgulama yapılmıştır.
60’lı yıllardan beri, Rumba, Flamenko’ yu çok iyi tanımayan seyirci kitlesinde Fandango’ nun yerini almıştır. 1980’li yıllarda, Flamenko’ yu Rock ve Latin Salsa’ sı ile kaynaştıran bir grup olan Ketama , ilk albümlerinden sonra İspanyol basını tarafından “Yeni İspanya” müziğinin yaratıcısı olarak ilan edilmiş, o zamandan beri, Flamenko’ nun öncüleri olmuşlardır. Nali’li Toumani Diabate ve İngiliz basçı Danny Thompson’ ın işbirliği ile iki “Songhai” albümü çıkarmışlardır. Pata Negra adlı grup da onlarla birlikte çalışmış ve “Blues de la Frontera” albümleriyle eşdeğer duyguları yakalamışlardır.. Bu canlanma ve diriliş, Flamenko’ yu klüplerde canlı tutmaya çalışanlarla sınırlandırılmamıştır. Yani Flamenko her türlü yeniliğe açıktır. Gypsy Kings (güney Fransa’ lı bir çingene grubu) Flamenko – Rumba’ sını, tüm dünyaya tanıtmış ve sevdirmiştir. İspanya’ya Latin Amerika’dan geri gelen Rumba, (bu yüzden “gidiş-geliş” müziği olarak bilinir) fetihçilerin ve onların ataları tarafından yeni dünyaya götürülen İspanyol müziğinin kaynaşmış halidir.
Gitarist Paco de Lucia ve özellikle usta şarkıcı El Camaron de Isla’ nın yenilikleriyle Flamenko 1960’ların sonunda güç kazanmaya başladı. Bu müzisyenler Flamenko’ yu kendi ailelerinden öğrenerek yetişmişlerdi ama kendi müzik zevkleri uluslararası Rock, Jazz ve Blues ‘u kapsıyordu. Paco de Lucia Jazz ve Salsa’ yı Flamenko üslubunda armoniledi. Camaron ise tam bir ilham kaynaşıydı... Yaptıkları çalışmalarda Flamenko sanatçılarının yanısıra Chick Corea ve Miles Davis’i de görmek mümkündür. Günümüzde payolar (çingene olmayan Flamenko sanatçıları) da gitano (çingene) Flamenko sanatçıları kadar beğenilir. Ne var ki, daha önceki kültürel mirasın birer varisi olmak çok büyük önem taşımaktadır. Paco de Lucia’ yı Lole y Manuel izledi ve Flamenko’ nun güncelliğini koruyabilmesi için çaba sarfetti. Aslında Jazz sanatçısı olan Jorge Pardo ise Paco de Lucia’nın saksafon ve flütçüsüydü. Salvador Tavora ve Mario Maya’ da Flamenko kökenli müzikleriyle tanınırlar. Paco Pena ise 1991’de “Misa Flamenca” isimli bir kayıt yaptı. Bu kayıt, katolik ayininin Flamenko formlarına uyarlanmış haliydi. Bu çalışmaya ayrıca Rafael Montilla “El Chaparro” ve klasik akademi korosu da katılmıştır.
FLAMENKO DERSLER :
Flamenkoda gitar (Toque)
Şarkıcıya bir gitarcı eşlik eder. Gürültülü bir eğlence ortamında iki ya da daha fazla gitarcının da olduğu görülür. Gitarcı tabii ki icra edilen şarkı formunun ritmini iyi bilmeli ve şarkının geleneksel melodilerine aşina olmalıdır. Şarkıcıyı desteklemek için cümlelerin sonuna kısa dekorasyonlar ya da cevaplar ekleyebilir. Letralar arasında "faseta" denen melodik çeşitlemeler (geleneksel ya da kendi keşfettiği) çalabilir. Şarkı ile birlikte dansta varsa o zaman gitarcının dansçıyı da desteklemek gibi bir görevi vardır. Bu durumda dansın ritmlerine uygun üslupları da bilmek zorundadır. Böyle bir ortamda gitarcı sololarda yapabildiğinden değil öncelikle dansa ve / veya şarkıya getirebildiğinin en iyisinden dolayı ödüllendirilir.
Flamenko gitarı ve tekniğini ele alırsak: Enstrümanın kendisi daha çok klasik gitara benzer. Yapısı daha hafif, sesi daha parlaktır ve teller gitarın gövdesine daha yakındır. Ses deliği ve köprü arasındaki bölgeyi "golpe"denen (yüzük parmağının tırnağı ile yapılan hafif vuruşlar) tıklatmalardan koruyan ince bir plastik tabaka vardır. Bu, sese, perküsyona yakın bir vurgu sağlar. Sol el tekniği, klasik tekniğe benzemesine rağmen perdeli pozisyonları bireyselleşmiş parmak pozisyonlarından daha çok tutulur. Sağ el tekniği, klasik teknikten daha fazla olarak birkaç şey daha ister. Bunlar çeşitli rasqueadolar (çeşitli parmaklarla bütün tellere yapılan hızlı ve perküsyon tarzı çarpmalar) ve yukarıda da bahsettiğim golpelerdir. Genel olarak flamenko gitarı daha çok atakla ve daha agresif çalınır.
SOLEA
ALLEGRİAS
http://rapidshare.de/files/7202208/ALLEGR_AS.wmv.html
BULERİAS
http://rapidshare.de/files/7202390/BULER_AS.wmv.html
TANGOS
![]() GiTaR BilgisiGİTAR BİLGİLERİ KLASIK VE AKUSTIK GITARLAR Akustik Gitar : ![]() Klasik Gitar :
ELEKTRO GITAR Elektrogitar çok basit bir tanimla tellerin titresimini gövdesinde bulunan manyetikler sayesinde elektrige çeviren ve böylece amplifikatöre baglandiginda yüksek miktarda ses alinabilen gitardir. Diger gitarlar gibi elektrogitarlar da sap, gövde ve bas olmak üzere üç ana bölümden olusur. Bu arada bazi elektrogitarlarda bas bulunmayabilmektedir. Gitarda gövde, manyetikleri, sesin tonu ve seviyesini ayarlayan kontrol devrelerini içeren ve tellerin bir ucunun baglandg bölümdür. Teller, köprü ad verilen metal bir donanm üstünden geçerek ya gövdeye dogrudan ya da köprünün kendisine baglanmaktadir. Tellerin hemen altinda, köprüyle sap arasinda yer alan, tellerin mekanik titresimini elektrige çeviren manyetikler, gövdenin içine yerlestirilen elektronik ses-ton kontrol devresine baglidir. Bu devre, manyetiklerden gelen sinyalin, amplifikatöre gitmeden önce tonunda ve ses seviyesinde deisiklik yapmak için kullanilir. Ayrica yine gövdedeki manyetik seçici anahtar, sesin rengini deitirmek için istenilen manyetik veya manyetiklerin seçilmesini saglar. Gövdenin sapla birlestigi yerin alt taraf, sapin gövde içindeki perdelerine kolay ulasilmasi için, içeri dogru oyuk olarak yapilabilir (Single Cutaway). Bazi gitarlarda bu oyuk hem altta hem de üstte olabilmektedir (Double cutaway). Gövdenin sekli, gitar oturarak veya ayakta çalinirken en iyi dengeyi saglayacak sekilde tasarlanir. Elektro GiTar :
GİTARIN BAKIMI *Gitarinizin gövdesini nemden uzak tutmalisiniz. *Temizlemek için deterjan ve baska malzemeler kullanmayiniz. Yumusak bir bez ve müzik magazalarindan alacaginiz özel temizleyicileri kullaniniz. *Gitarinizin gövdesini asla ama asla boyamayiniz. Aksi taktirde sesi bozulabilir. Bunun nedeni gövdenin yapildigi agacin cinsinden kalinligina kadar hersey gitarinizin sesinin karakterini belirler.Inanmak zor ama ayni agacin farkli yerlerinden yapilan iki gitar, farkli tinilara sahiptir. *Gitarinizin tellerini degistireceginiz zaman bütün telleri birden çikarmayin. Tellerin klavyeye yaptigi yüksek basinç birden kalkarsa gitarinizin sapinda egilme olabilir. Bu da sap ayari yaptirmaniz anlamina gelir. Bu nedenle çikardiginiz telin yenisini hemen takin ve diger teli öyle çikarin. Bu klavyedeki basinç farkini en aza indirecektir. Bir Kaç Teknik Husus
Gitarınızı nasıl korursunuz?:: Kullanmadığınız zaman gitarı kutusunun içinde saklayın, kaliteli bir Hardcase(Kutu) idealdir.
:: Gitarı aşırı sıcaklıklardan korumanız gerekli, sıcak bölgelerde yolculuk esnasında telleri gevşetin. :: Sıcak bir ortamdan soğuğa yada soğuktan sıcağa götürecekseniz, kutusundan çıkarmadan önce uzun bir süre bekletin. :: Gitarınız düzenli olarak kontrol edin, tel yüksekliğindeki artış, yarık ve çatlaklar, çıkıntı yapan perde uçları,verniğin çatlaması,tutkal bağlantılarında oynamalar ve ağacın bozulması gibi sıcaklıktan kaynaklanan etkilere bir uzman'ın müdahelesi gereklidir. :: Uçak yolculuklarında, gitarınızı el bagajı olarak kabin içine alın, mümkün olmazsa sağlam bir flightcase(uçuş kutusu) kullanın ve telleri iyice gevşetin. :: Mümkünse sigorta yaptırın. :: Gitarınızı uzun bir süre kullanmayacaksanız, iyice temizleyin ve telleri gevşetin. :: Gitarı mümkün olduğunca az sıcaklık değişimi olan bir yerde ve kutusunun içinde saklayın. Tavan arası ve bodrum katı bu iş için uygun değildir.
Tel Takmanın Püf Noktaları:: Nylon teller için tasarlanmış bir gitara asla çelik tel takmayın. ALTIN BİLGİLER
Notaların Harflerle Gösterilmesi : Özellikle akorların ya da genel olarak tüm notaların gösterilmesi için bazı harfler de kullanılır. La notası temel bir sestir. Bir orkestra akordunu La notasına göre yapar. Telefonu açtığınızda duyduğunuz düdük sesi (bazı durumlarda çok küçük bir farkla olsa da) La notasıdır. Bu yüzden, notaları gösteren harfler La notasından "A" harfiyle başlar ve sırayla gider. Yalnızca Almanca'da Si notasını göstermek için "B" harfi yerine "H" harfi kullanılır. La Si Do Re Mi Fa Sol Sol ve Fa Anahtarları : Şimdi de, notaların fa anahtarında başlayıp sol anahtarında nasıl devam ettiğini görelim. İki porte arasında hayali bir çizgi olduğunu düşünün. Bu çizgiye gelen nota Do(C) notasıdır. Çok kalın ve çok ince notaları göstermek için portenin beş çizgisi yetmez. Bunun için portenin altında ve üstünde ek çizgiler kullanılır. Oktav dediğimiz olay ise, bir notadan başlayıp, ileri ya da geri, daha doğrusu, aşağı ya da yukarı doğru, notaları sırayla sayarak geldiğimiz sekizinci nota - ki bu ilk notanın tekrarıdır - ile ilk nota arasındaki uzaklıktır. Aşağıdaki örnekte oktavlar Mi(E) notasından - Mi notasına olarak gösterilmiştir. Tam Ses - Yarım Ses : Notalar arasında belirli uzaklıklar vardır. Gitarda birbirinin peşisıra gelen iki perde düşünün (3 ve 4.perdeler gibi). Bu iki perdedeki notalar arasındaki uzaklık yarım sestir (1/2ses). Şimdi de 3 ve 5. perdelerde iki nota düşünün (hangi telde olduğu önemli değil), bunlar arasındaki uzaklık ise bir tam sestir. Şimdi de, notaları Do'dan başlayıp, sayma sayıları gibi, sırayla sayalım: Do - Re - Mi - Fa - Sol - La - Si - Do........................ Mi -Fa ve Si - Do notaları arası 1/2 sestir yani bu notalar birbirini takip eden perdelerdedir. Diğer tüm notalar arasında ise tam ses aralıklar vardır. Peki, aralarında tam ses (iki perde) uzaklık bulunan notaların arasındaki fazladan perdelere hangi notalar gelmektedir. Buralara gelen notalar diğer notaların diyez ya da bemolleri yani yarım ses inceltilmişleri ya da yarım ses kalınlaştırılmışlarıdır. Bu işlemi yapmak için arıza işaretleri kullanılır. Bunların bir listesini veriyoruz: Şimdi de, Do notasından başlayıp, sırayla tüm notaları - ki bunlar 12 adet kromatik (birbirlerini yarım ses aralıkları ile takip eden) notadan ibarettir - yazalım. Not: İncelme yönünde giderken notalar diyez, kalınlaşma yönünde giderken ise bemol alır. Yani, sözünü ettiğimiz aradaki perdeye gelen nota ya bir önceki notanın diyezi ya da bir sonraki notanın bemolü olarak adlandırılır. Ya da gittiğimiz yöne bağlı olarak, bunun tam tersi olur: Do - Do diyez (ya da Re bemol) - Re - Re diyez (ya da Mi bemol) - Mi - Fa - Fa diyez (ya da Sol bemol) - Sol - Sol diyez (ya da La bemol) - La - La diyez (ya da Si bemol) - Si - Do... Soldan sağa diyez yönü, sağdan sola ise bemol yönüdür. Örneğin, Do ile Re arasındaki notayı, incelirken Do diyez, kalınlaşırken ise Re bemol olarak düşünebilirsiniz. Neticede ikisi de aynı sestir. Daha önce söyledik ama yine hatırlatalım: Mi - Fa ve Si - Do notaları arası yarım sestir yani bu notaların arasında diyez ya da bemol başka bir nota bulunmaz (Türk müziği ve bazı dünya müziklerinde daha küçük aralıklar vardır. Bunları ilgili derslerde inceleyeceğiz). Gitarın Akordu : Herşeyden önce telefondan, diyapazondan ya da bir akord düdüğünden La sesini alıp gitarın 5 no'lu yani La telini doğru notaya akordlamamız gerekiyor. 5.Perdeden Akord 2) Re telinde 5.perdeye basın ve buna göre alttaki boş Sol telini akordlayın, 3) Sol telinde 4.perdeye basın (3'lü aralığa geldik) ve buna göre alttaki boş Si telini akordlayın, 4) Si telinde 5.perdeye basın (tekrar 4'lü aralık) ve buna göre alttaki boş Mi telini akordlayın, 5) (Kalın) Mİ telini akordlamak için iki yolunuz var: 1) (İnce) Mi teline göre (tabi oktav farkını gözeterek) ya da 2) (kalın) Mİ telinde 5.perdeye basıp buradaki sesi alttaki boş La teline göre akordlamak, 6) Son olarak, tüm boş tellerin seslerini teker teker diğer tellerde dağişik yerlerde basarak tüm sesleri karşılaştırmalı olarak kontrol edin Parmak Açma Çalışmaları : Vereceğimiz örnek neredeyse tüm metod kitaplarında ve bir çok gitar hocası tarafından öğrencilerine verilen çok bilinen bir çalışma. Yeni başlayanlar için bir uyarıda bulunalım: Telden tele geçerken ve dönüş noktalarında çok dikkatli olun çünkü buralarda biraz yavaşlamak zorunda kalabilirsiniz ve tempoyu kaçırırsınız. Buralardaki küçük beklemeleri tempo içinde eritmek için yapılacak en iyi şey ağırdan almak. Tüm notalar eşit sürelerde çalınmalı ve notalar arasında beklemeler olmamalı. Bir de, her bir nota eşit ağırlıkta çalınmalı yani biri kuvvetli diğeri zayıf olmamalı. Gamlar : Gam belirli aralıklarla dizilmiş, bazı özel durumlar dışında, sekiz notadan oluşur. Sekizinci nota, birinci notanın bir oktav üstüdür (bir oktav tizde tekrarı). Bu sekiz nota iki dörtlü grup halinde düşünülür. Bunlardan birincisine alt dörtlü, ikincisine üst dörtlü denir. Birinci nota ("Kök ses" ya da "Tonik") gama ismini veren sestir. Akorlar : Basitçe, birden fazla ses birarada çalınıyorsa buna AKOR diyoruz. Yani, iki ses te bir akordur ama temel akor üç sesli (triad) olarak düşünülür. Temel Pena Vuruşları : Çalınan nota grupları kaçlı olursa olsun (sağ el) pena vuruşları daima "aşağı-yukarı-aşağı-yukarı..." şeklinde gider. Bu kesin kural değildir, daha doğrusu, müzikte kesin kural diye bir şey olamaz zaten. Yine de, çalışmalarda, parmakları belirli bir sisteme oturtmak için "aşağı-yukarı" kuralına uymanız gerekiyor (Bunun dışında, örneğin sweep picking/süpürerek vurma tekniği vardır ki böyle farklı pena tekniklerini biraz ileride inceleyeceğiz). Aşağıdaki örnekte, sekizlik vuruşlar yapılmaktadır. Bazı notaları bağladığımızda, çalınan notaların süreleri uzar. Fakat, temeldeki-en küçük (bu örnekte sekizlik)-vuruşlara göre olan aşağı-yukarı vuruş şekli değişmez. Uzayan notalara düşen takip eden vuruşları yapılmış gibi düşünüp, kalan yerden devam etmek gerekir. N.H.RaN
![]() Selanik'te doğdu. Heybeliada Harbiye Mektebi'ni bitirdi. Hamidiye Kruvazöru güverte subayı iken, sağlık nedeniyle askerlikten çıkarıldı.
Bolu'da bir süre öğretmenlik yaptı, daha sonra Trabzon üzerinden Batum'a, oradan da Moskova'ya geçti. KUTV Üniversitesi'nde ekonomi-politik öğrenimi gördü. 1924'te yurda döndü. Aydınlık Gazetesinde yayınlanan yazı ve şiirleri yüzünden on beş yıl hapsi istenince Moskova'ya kaçtı. 1928 Af Kanunu'ndan yararlanıp tekrar yurda döndü. Resimli Ay dergisinde çalışmaya başladı. 1932'de yeniden dört yıl hapse mahkûm olduysa da, bu kez Onuncu Yıl Affı'ndan yararlandı. Gazetecilik yaptı, film stüdyolarında çalıştı. 1938'de Harp Okulu'ndaki aramalarda ele geçen şiir ve kitaplarıyla orduyu kışkırttığı ileri sürüldü ve 28 yıl 4 aya hüküm giydi. Çankırı ve Bursa cezaevlerinde yattı. 1950'de özgürlüğüne kavuştuysa da sürekli olarak izlenmekten kurtulamadı. Askere alınması kararlaştırılınca tekrar Moskova'ya kaçtı. 25 Temmuz 1951'de T.C. yurttaşlığından çıkarıldı. Bunun üzerine Nâzım, Polonya uyruğuna geçti. 1963'te öldü. Moskova'da toprağa verildi. Mezarı hala bu kenttedir. ![]() ![]() HASRET
Yüzyıl oldu yüzünü görmeyeli, belini sarmayalı, gözünün içinde durmayalı, aklının aydınlığına sorular sormayalı, dokunmayalı sıcaklığına karnının. Yüz yıldır bekler beni bir şehirde bir kadın. Aynı daldaydık, aynı daldaydık. Aynı daldan düşüp ayrıldık. Aramızda yüz yıllık zaman, yol yüz yıllık. Yüz yıldır alacakaranlıkta koşuyorum ardından. N.H.RAN ![]() BULUT MU OLSAM
Denizin üstünde ala bulut yüzünde gümüş gemi içinde sarı balık dibinde mavi yosun kıyıda bir çıplak adam durmuş düşünür. Bulut mu olsam, gemi mi yoksa? Balık mı olsam, yosun mu yoksa?.. Ne o, ne o, ne o. Deniz olunmalı, oğlum, bulutuyla, gemisiyle, balığıyla, yosunuyla. N.H.RAN ![]() ![]() BEN SENDEN ÖNCE ÖLMEK İSTERİM
Ben
senden önce ölmek isterim. Gidenin arkasından gelen gideni bulacak mı zannediyorsun? Ben zannetmiyorum bunu. İyisi mi,beni yaktırırsın, odanda ocağın üstüne korsun içinde bir kavanozun. Kavanoz camdan olsun, şeffaf, beyaz camdan olsun ki içinde beni görebilesin Fedakarlığımı anlıyorsun vazgeçtim toprak olmaktan, vazgeçtim çiçek olmaktan senin yanında kalabilmek için. Ve toz oluyorum yaşıyorum yanında senin. Sonra, sen de ölünce kavanozuma gelirsin. Ve orada beraber yaşarız külümün içinde külün ta ki bir savruk gelin yahut vefasız bir torun bizi ordan atana kadar... Ama biz o zamana kadar o kadar karışacağız ki birbirimize, atıldığımız çöplükte bile zerrelerimiz yan yana düşecek. Toprağa beraber dalacağız. Ve bir gün yabani bir çiçek bu toprak parçasından nemlenip filizlenirse sapında muhakkak iki çiçek açacak : biri sen biri de ben. Ben daha ölümü düşünmüyorum. Ben daha bir çocuk doğuracağım Hayat taşıyor içimden. Kaynıyor kanım. Yaşayacağım, ama ,çok, pek çok, ama sen de beraber. Ama ölüm de korkutmuyor beni. Yalnız pek sevimsiz buluyorum bizim cenaze şeklini. Ben ölünceye kadar da Bu düzelir herhalde. Hapisten çıkmak ihtimalin var mı bugünlerde? İçimden bir şey : belki diyor. N.H.RAN Download
OLAMAM KİMSEYLE
YAAAAAAR GİTTİNMİ HABERSİZAHH YAR GİTTİNMİ BENSİZİNAAAAAAN BAŞKA KİMSEM YOKİNAAAAN AYRILIK ÇOK ZOR HER YERİMDE HATIRALARYAPAYALNIZ BU EVDESEN İÇİMDE DOLANIRKENOLAMAM KİMSEYLE YAAAAAAR NEDEN ANLAMADINAHHHH YAR SENİ SEVDİĞİMİİNAAAAN BAŞKA ÇAREM YOKİNAAAN YALNIZLIK ÇOK ZOR
MSN ADRES BULMA PROGRAMI
İsim ve soyisim yazarak mail adresi bulma
Description. Super Email Harvester is powerful bulk email software for extracting email address and sending email. Super Email Harvester extracts e-mail address from target email server. It connects to the email server directly and simulates to send message, but does not come to the message sending - Super Email Harvester disconnects as soon as target email server informs whether this address exists or not. İsim yazılacak yer yok gerçekten.Ama Settings bölümüne girip Add a prefix to every user name kısmını seçip oraya yazarsanız program hep o isimle arayacaktır. Örn dd a prefix to every user name: ayse Ayse ile ilgili tüm e-postaları arıyor. MSN İÇİN HARİKA BİR PROGRAM
Program açıldığı anda adam msnden düşüyor ve Adama messengerdan bilgisayarınıza virüs bulaştı lütfen bilgisayarı kapatıp 10 dak bekleyiniz diyor sonra biraz daha korkutuyor falan sonra bilgisayarı kapat seçenekleri sunuyor eğer hayır derse cdroom açılıp kapanıyor ve adam iyice korkuyor. En son bir daha bilgisayarı kapatma seçeneği sunuyor . Adam kapatırsa bilgisayar kapanıyor ve bidaha açılmıyacak diyor eğer kapatmazsa program kendi kendine bilgisayarı kapatıyor.
MSN HATA KODLARI RESİMLİ ÇÖZÜMLER
İP NOSUNU BİLDİĞİNİZ KİŞİNİN NERDE OLDUĞUNU ÖĞRENMEK İÇİN
|
|||||||||||||||||||
|
|