Murat 的个人资料GiTaRisT照片日志列表 工具 帮助

GiTaRisT

Image Hosted by ImageShack.us

BENNNN  
第 1 张,共 30 张
10月15日

GiTaRisT

Cyber Slots game
Cyber Slots game

 

İNTERNETTEN PARA KAZANMA % 100  GARANTİ

ARKADAŞLAR KESİNLEKLE GÜVENİLİR BİR SİTE MAKİNALARDA OYNAYANLAR BİLİR JETON ÜCRETİ 0.20 KURUŞTUR İNTERNETTEN OYNANDIĞINDA 0.10 KURUŞ YANİ KIBRIS YOL ÜCRETİ OTEL ÜCRETİ 50 JETON 10 TL BUNLARI DÜŞÜNÜRSEK İNANIN KARDASINIZ BETSSON https://www.betsson209.com/refer/index.asp?keyCode=BCAAHBF SİTESİNE GİRİP ÜYE OLUN PARA YÜKLEMEK İÇİN KARTINIZI SEÇİN KREDİ KARTI KORKUSU OLANLAR İÇİN ( KESİNLİKLE GÜVENİLİR BİR BOK YOK ) SİZE GARANTİNİN SANAL KREDİ KARTINI ÖNERİRİM

YAPMANIZ GEREKENLER

1 ÜYE OLUN

2 HESABINIZA PARA AKTARIN

3 İSTER CASİNO BÖLÜMÜNDEN İSTERSENİZ BAHİS BÖLÜMÜNDEN GİRİN

4 BOL ŞANSLAR smile.gif

RESİMLİ ANLATIM



 

BELEŞ SMS + ÜCRETSİZ TELEFON

ARKADAŞLAR TAMAMEN ÜCRETSİZ SMS SERVİSİ

TÜM DÜNYAYI BİLGİSAYARDAN ARAYABİLİYORSUNUZ ÜCRETSİZ

TÜRKİYE ( VODAFONE , TURKCELL , AVEA ) DAHİL

Size çok güzel bir bedava sms hizmeti tanıyan, türkçe dile sahip sms sitesi tanıtacağım.
Öncelikle şunu söyleyeyim; kesinlikle kontör falan yemez bu sistem. Zaten sitede de yazıyor, bu bir Abone sistemi değildir diye.
Yani şu bilinen, Flycell-Blinko tarzı kontör sömürücülerden değildir.

TIKLA ÜYE OL

20 KREDİ HEDİYE KAMPANYA KODU : 1920674

ARKADAŞLARINIZA ŞAKA YAPABİLİRSİNİZ GÖNDERENİ DEĞİŞTİRİP SAVCILIK MALİYE BANKA GİBİ ŞEYLER YAZIP NUMARANIZI GİZLEYEREK SMS YOLLAYABİLİRSİNİZ

LİNK : http://smscity.com/?rid=1920674

1 - YUKARIDAKİ FORMU DOLDURUN
2- SİZE AKTİVASYON MAİLİ GECEK LİNKİ AÇIN
3- SMS GÖNDER BUTONUNA BASIN
4 - TELEFONUNUZA GELEN KODU SİTEYE EKLEYİN
5 - İYİ MESAJLAŞMALAR ARTIK

 


 

 

 ZİYARETCİ SEYİR DEFTERİM

TIKLA 

 

 Gesamt : Bütün 

Gestern : Dün

 Heute : Bu Gün

 Online : Çevirim İçi 

 

   

 

    MESAJ KUTUSU

TIKLA

GUESTBOOK

ENTER

 

  AKUSTİK GİTAR RESİMLERİ 

  

SX DG26 VNA  SX MJG-28 BUS
 
SX DG - 1 K / SET SX DG28 VS
 
SX DG 160 SX PDG CB
 
SX DG28 VT/BKS SX DG 170
 
SX DG 180 / DSR  Cort AJ 850
 
SX DG 190 / NA SX PDG VT LZ
 
Cort 100 SX DG 180 CE / OBB
 
Yamaha F340 Cort 250 NS
 
Cort 200 NS Yamaha FG700S/MS
 
SX RG1 - FR SX RG1 - FS
 
SX RG1 - OS Cort NTL B FL
 
Cort SJ 10X Yamaha DWX-7C
 

Flamenko

 FLAMENKO

 

 

FLAMENKO TARİHİ

Özellikle 1900’lü yılların başlarından itibaren Flamenko, müthiş bir hızla dünyanın her yanyına yayılmaya başlamıştır. Hatta bu yayılma o kadar büyük boyutlara ulaşmıştır ki dünyada bir çok kentte Flamenko merkezleri kurulmuştur. Kanımca ülkemizde çok yanlış olarak algılanan Flamenko müziği, aslında son derece karmaşık ve Paco Pena’nın ifadesiyle “duyguların adeta haykırırcasına ifade edildiği” bir anlatım şeklidir. Gitar müziği açısından ise; klasik gitar literatürünün en yüksek seviyeli eserlerinde Flamenko gitarında kullanılan tekniklere rastlanır. Klasik batı müziği gibi tam bir sistematik üzerine oturtulmamasına rağmen, kendi içinde karmaşık sayılabilecek bir sistem oluşturmuştur ve bu sistem sayesinde sanatçılar, sanatlarını istedikleri yoğunlukta icra edebilmektedirler...
Flamenko müziğindeki yapı, klasik müzik yapısı ile benzer yönlere sahip olmasına rağmen oldukça farklıdır. Bu farklılık gitar çalış tekniklerine de yansımıştır.

Ülkemizde Flamenko sanatının eğitimi, bazı özel kurum ve kuruluşlarda verilmektedir. Gelecekte Flamenko sanatı hakkında daha kapsamlı akademik araştırmaların yapılmasıyla hem bu sanatın akademik yapıda hakettiği yeri bulması, hemde genç müzisyenlerin bu sanat dalına yönelmesi ümid edilmektedir...

Flamenko teriminin, mevcut olan bir çok varsayıma rağmen hala tam olarak nereden çıktığı tespit edilememiştir. Kaynaklardan elde edilen teoriler şunlardır;

İspanyol yahudiler dini şarkılarını, rahatsız edilmeden söyleyebilecekleri yerlere göç etmişler ve bu şarkılar İspanya’da kalan yahudilerce “Flamenko” olarak adlandırılmıştır.
• Flamenko kelimesi, “fellah minküm” diye okunan “sizin grubunuzdan çiftçi” anlamına gelen Arapça kelimelerden elde edilmiştir. Bu kelime zamanla çingeneler için kullanılmaya başlamıştır.
• Flamenko kelimesi, 19.yy’ın başlarında kibirli, küstah insan anlamına gelen bir argo kelime olarak kullanılmıştır. Daha sonra ise ilk önce çingeneleri tanımlamak sonra da onların şarkı ve danslarını tanımlamak için kullanılmış; hem çingene, hem de çingene olamayan halklardan doğan bir Endülüs şarkısı için de “Cante Flamenko” gibi genel bir terim, 19.yy’ın ikinci yarısında yaygın olarak kullanılmıştır.

Flamenko uzmanları, bu kelimenin nereden çıktığı konusunda halen bir mutabakata varamamışlardır...

TARİHSEL GELİŞİMİ

Flamenko sanatının gelişimini üç ana devir içinde ele almak mümkündür:
1. 19.yy’yn başyndan 1860’a kadar Endülüs’ lü çingene ve fakir insanların hayatlarının bir bölümü ve Flamenko’ yu sadece kendi toplumlarında sergiledikleri dönem.
2. 1860-1910 arasında Flamenko müziğini sadece özel mekanlarda sergiledikleri “Cafes Cantantes” dönemi. Bu devirde şarkıcılar ve gitaristler repertuarlarını genişletmek zorunda kalmışlardır. Kaydedilen en belirgin gelişme; gitaristlerin, şarkıcıların verdiği araları doldurmak amacyyla “falseta” denen melodik ve karmaşık düzenlemeleri eklemeleridir.
3. 1910’dan beri süregelen dönem ise 3. dönemdir. Flamenko, kendi çevresinden çıkıp tüm dünyaya yayılma sürecine girmiştir.

Flamenko tarihçileri, bu sanatın tam olarak nereden ve nasıl çıktığı hakkında kesin bilgilere ulaşamamışlardır. İşe yarayabilecek ayrıntıların çoğu tarihte kaybolmuştur. Buna rağmen Araplar ve çingenelerden doğduğu tahmin edilmektedir. Araplar İspanya’nın özellikle güneyinde 800 yıl yaşamışlardır. Bu sırada fen, ekonomi ve kültürel alanda gelişmişlerdir. Zaman içinde Katolikliği benimseyen bölgenin asıl yerlileri Arapları kovmak istemişler ve yüzyıllar süren mücadeleler sonunda Arapları İspanya’dan çıkarmışlardır. Kolomb’ un Hindistan’a ulaşmak için batıdan yola çıkarak Amerika’yı keşfetmesi ve çingenelerin İspanya’ya gelmeleri de bu devirlere rastlar.
15.yy’da birçok çingene kabileleri, 1447’de Katalonya’ dan İspanya’ya giren göçmenlerin bir kolu olarak ispanya’ya girmişlerdir. Daha sonraki yüzyılda çingeneler, Arap ve Musevilerle karışmıştır. Museviler, Müslümanlar ve “putperest” çingeneler, Katolik kralı ve kilisenin izni ile Endülüs dağlarında sığınma hakkını almışlardır. Genellikle çayırlık bölgelerde kendine has ve kötü şartlarda yaşamlarını sürdüren çingenelerin, müziksel açıdan sahip oldukları yetenek dikkat çekicidir.

Çingeneler Endülüs’ te zengin, renkli bir şiir dünyası bulmuşlardır. İspanya’da karşılaştıkları diğer müzik türlerinin tersine, bu folklor onların karakterine uymuş ve zamanla hayatlarının bir parçası haline gelmiştir. Zaman içinde kendilerinden de bir şeyler eklemişlerdir bu kültüre.. İşte bu etkileşim sonucunda “Cante Flamenco” ortaya çıkmıştır. (Ne çingene müziği, ne de Endülüs folklorü... Her ikisi birden...) Bu yüzden şüphesiz, Flamenko’ nun iki temeli vardır;
Eski müzik geçmişi ile Endülüs.
Çingeneler

 

GÜNÜMÜZDE FLAMENKO

Flamenko’ nun doğuşundan bu yana kanunlarının genelde 19.yy’da oluştuğu düşünülmektedir. O yüzden 19.yy’da Flamenko’ nun “Altyn çağ” ‘ını yaşadığı ileri sürülmektedir.

20.yy’da tüm dünyada oldukça yoğun bir şekilde yaşanan kültürel değişim döneminden sonra gitar, dans, ve şarky söyleme, büyük değişiklikler göstermiştir. Flamenko, Jazz, Doğu Müziği,ve Pop Müzik gibi aklımıza gelebilecek her müzik arasında etraflı bir karışım olmuştur. “Flamenco Joven” (genç Flamenko), Geleneksel Flamenko’ dan daha evrensel ve daha canlıdır. Çünkü değişen dünyanın getirdiği imkan ve avantajlar herşeyi olduğu gibi müzisyenleri de etkilemiştir. Bu genç sanatçılar çok şanslıdırlar çünkü atalarının çektikleri sıkıntıları onlar yaşamamış ve bu durum müziklerine yansımıştır.

1950’lerde Flamenko tarihi açısından pek çok önemli olay olmuştur. Cafes Cantantes’ nin tutkunları dışındakilere müziğin kültürü tanıtılmıştır. 1954’te, tüm Flamenko ustaları “Antologia del Cante Flamenco” ‘ ya kaydedildiler; iki yıl sonra, Cante Jondo’ nun ulusal yarışması Cordoba’ da başlatıldı. Daha sonra 1958’de, Jerez’ de Flamenkoloji kürsüsü oluştu. Bu olayların her biri medyanın ilgi ve saygısını kazandı ve bunlara ilaveten pek çok klüpler oluştu. Bu klüpler yeni şarkıcı ve müzisyenlerin yetişmeleri için elverişli ortamlar haline geldiler. Sivil savaştan sonra 1960’ lara kadar, Flamenko’ nun tiyatroda ünlenmesi, tatil yörelerinde ve kayıtlarda yayılması Flamenko’ nun tekrar tanınması sağlandı. Sadece birkaç on yıllık süre içinde, bu özel ifadeli ve kişisel halk müziği , özel sihrini çok büyük bir seyirci kitlesine satmak için zorlandı. Sadece yüzeysel kısmı, Flamenko’ yu tanımayan bir seyirciye sunulabildi.

Günümüzde İspanya dışyndaki dünya, güney İspanya ve Kuzey Afrika’nın tanınmayan eski kültürlerinin farkına varmaktadır ve şimdi Flamenko’ nun gelişimine her zamankinden fazla katkıda bulunmaya hazırdırlar... Son zamanlarda gitar dünyasında, daha karmaşık ve daha modern armonilere, Flamenko gitarıyla başka enstrümanların birleştirilmesine çalışılmaktadır. Yine de birbirinden ayrılamayan kompas ve aire üstün kalmaya devam ediyorlar. Aslında, modern stilde kompaslarda yeni bir vurgulama yapılmıştır.

60’lı yıllardan beri, Rumba, Flamenko’ yu çok iyi tanımayan seyirci kitlesinde Fandango’ nun yerini almıştır. 1980’li yıllarda, Flamenko’ yu Rock ve Latin Salsa’ sı ile kaynaştıran bir grup olan Ketama , ilk albümlerinden sonra İspanyol basını tarafından “Yeni İspanya” müziğinin yaratıcısı olarak ilan edilmiş, o zamandan beri, Flamenko’ nun öncüleri olmuşlardır. Nali’li Toumani Diabate ve İngiliz basçı Danny Thompson’ ın işbirliği ile iki “Songhai” albümü çıkarmışlardır. Pata Negra adlı grup da onlarla birlikte çalışmış ve “Blues de la Frontera” albümleriyle eşdeğer duyguları yakalamışlardır.. Bu canlanma ve diriliş, Flamenko’ yu klüplerde canlı tutmaya çalışanlarla sınırlandırılmamıştır. Yani Flamenko her türlü yeniliğe açıktır. Gypsy Kings (güney Fransa’ lı bir çingene grubu) Flamenko – Rumba’ sını, tüm dünyaya tanıtmış ve sevdirmiştir. İspanya’ya Latin Amerika’dan geri gelen Rumba, (bu yüzden “gidiş-geliş” müziği olarak bilinir) fetihçilerin ve onların ataları tarafından yeni dünyaya götürülen İspanyol müziğinin kaynaşmış halidir.

Gitarist Paco de Lucia ve özellikle usta şarkıcı El Camaron de Isla’ nın yenilikleriyle Flamenko 1960’ların sonunda güç kazanmaya başladı. Bu müzisyenler Flamenko’ yu kendi ailelerinden öğrenerek yetişmişlerdi ama kendi müzik zevkleri uluslararası Rock, Jazz ve Blues ‘u kapsıyordu. Paco de Lucia Jazz ve Salsa’ yı Flamenko üslubunda armoniledi. Camaron ise tam bir ilham kaynaşıydı... Yaptıkları çalışmalarda Flamenko sanatçılarının yanısıra Chick Corea ve Miles Davis’i de görmek mümkündür. Günümüzde payolar (çingene olmayan Flamenko sanatçıları) da gitano (çingene) Flamenko sanatçıları kadar beğenilir. Ne var ki, daha önceki kültürel mirasın birer varisi olmak çok büyük önem taşımaktadır. Paco de Lucia’ yı Lole y Manuel izledi ve Flamenko’ nun güncelliğini koruyabilmesi için çaba sarfetti. Aslında Jazz sanatçısı olan Jorge Pardo ise Paco de Lucia’nın saksafon ve flütçüsüydü. Salvador Tavora ve Mario Maya’ da Flamenko kökenli müzikleriyle tanınırlar.
İşte bu genç ve gelenek dışı müzisyenler 1990’ larda Nuevo Flamenko olarak tanınmaya başlamışlardır.

Paco Pena ise 1991’de “Misa Flamenca” isimli bir kayıt yaptı. Bu kayıt, katolik ayininin Flamenko formlarına uyarlanmış haliydi. Bu çalışmaya ayrıca Rafael Montilla “El Chaparro” ve klasik akademi korosu da katılmıştır.

 FLAMENKO DERSLER :

 http://rapidshare.de/files/7201353/FLAMENKO.rar.html

 

Flamenkoda gitar (Toque)

Şarkıcıya bir gitarcı eşlik eder. Gürültülü bir eğlence ortamında iki ya da daha fazla gitarcının da olduğu görülür. Gitarcı tabii ki icra edilen şarkı formunun ritmini iyi bilmeli ve şarkının geleneksel melodilerine aşina olmalıdır. Şarkıcıyı desteklemek için cümlelerin sonuna kısa dekorasyonlar ya da cevaplar ekleyebilir. Letralar arasında "faseta" denen melodik çeşitlemeler (geleneksel ya da kendi keşfettiği) çalabilir. Şarkı ile birlikte dansta varsa o zaman gitarcının dansçıyı da desteklemek gibi bir görevi vardır. Bu durumda dansın ritmlerine uygun üslupları da bilmek zorundadır. Böyle bir ortamda gitarcı sololarda yapabildiğinden değil öncelikle dansa ve / veya şarkıya getirebildiğinin en iyisinden dolayı ödüllendirilir.

Flamenko gitarı ve tekniğini ele alırsak: Enstrümanın kendisi daha çok klasik gitara benzer. Yapısı daha hafif, sesi daha parlaktır ve teller gitarın gövdesine daha yakındır. Ses deliği ve köprü arasındaki bölgeyi "golpe"denen (yüzük parmağının tırnağı ile yapılan hafif vuruşlar) tıklatmalardan koruyan ince bir plastik tabaka vardır. Bu, sese, perküsyona yakın bir vurgu sağlar. Sol el tekniği, klasik tekniğe benzemesine rağmen perdeli pozisyonları bireyselleşmiş parmak pozisyonlarından daha çok tutulur. Sağ el tekniği, klasik teknikten daha fazla olarak birkaç şey daha ister. Bunlar çeşitli rasqueadolar (çeşitli parmaklarla bütün tellere yapılan hızlı ve perküsyon tarzı çarpmalar) ve yukarıda da bahsettiğim golpelerdir. Genel olarak flamenko gitarı daha çok atakla ve daha agresif çalınır.

 


FLAMENKO VİDEOLAR :

SOLEA

 

http://rapidshare.de/files/7202067/SOLEA.wmv.html

ALLEGRİAS


 

 http://rapidshare.de/files/7202208/ALLEGR_AS.wmv.html

BULERİAS

http://rapidshare.de/files/7202390/BULER_AS.wmv.html

TANGOS

http://rapidshare.de/files/7202438/TANGOS.wmv.html

 
 
 
 

GiTaR Bilgisi

 

GİTAR BİLGİLERİ

KLASIK VE AKUSTIK GITARLAR
Klasik ile akustik gitar arasindaki temel fark tellerindedir. Klasik gitarda ince teller naylon (misina) dan yapilmistir. Kalin teller ise sargilidir. pek üzerine çelik sarimlidirlar. Akustik gitarda ise teller tamamen çelikten yapilmistir. Tel takiminin incelegine kalinligina göre bazen degisse de genel olarak kalin 4 tel çelik üzerine çelik sarml, ince 2 tel ise sarimsiz çeliktir.
Teknik olarak klasik gitarlar parmaklarla, daha dogrusu trnaklarla, akustik gitarlar ise pena ile çalinirlar. Ancak bu bir kural degildir. Bazi gitaristler klasik gitari penayla, akustik gitari parmakla çalarlar. Her iki gitarin da klavye düzenleri ayndr, yani notalar ayn sekilde dizilmislerdir.
Klasik ve akustik gitarlar tarz olarak da oldukça farkldrlar. Genelde klasik gitarla klasik gitar için yazlms parçalar çalnr. Klasik gitarin kullanildigi diger tarz ise flamenko'dur. Akustik gitarlar genelde rock, blues, jazz ve bunlarin turevleri müziklerin harmonik yapilarinda yer alirlar. Yani akorlardan sorumludurlar. Tabi bu arada basta fill'ler (doldurmalar) olmak uzere solo gitar olarak da çokça kullanilirlar. Bunun yaninda akustik gitar için pek çok teknik de gelistirilmistir.

Akustik Gitar :
 

Cort MR Custom Yamaha CPX8 Yamaha CPX-8M
 
Klasik Gitar :
 
SX Valencia CG 50 CE Yamaha CG-151S/151C Yamaha CG-171S/171C

ELEKTRO GITAR
Elektrogitar çok basit bir tanimla tellerin titresimini gövdesinde bulunan manyetikler sayesinde elektrige çeviren ve böylece amplifikatöre baglandiginda yüksek miktarda ses alinabilen gitardir. Diger gitarlar gibi elektrogitarlar da sap, gövde ve bas olmak üzere üç ana bölümden olusur. Bu arada bazi elektrogitarlarda bas bulunmayabilmektedir. Gitarda gövde, manyetikleri, sesin tonu ve seviyesini ayarlayan kontrol devrelerini içeren ve tellerin bir ucunun baglandg bölümdür. Teller, köprü ad verilen metal bir donanm üstünden geçerek ya gövdeye dogrudan ya da köprünün kendisine baglanmaktadir. Tellerin hemen altinda, köprüyle sap arasinda yer alan, tellerin mekanik titresimini elektrige çeviren manyetikler, gövdenin içine yerlestirilen elektronik ses-ton kontrol devresine baglidir.
Bu devre, manyetiklerden gelen sinyalin, amplifikatöre gitmeden önce tonunda ve ses seviyesinde deisiklik yapmak için kullanilir. Ayrica yine gövdedeki manyetik seçici anahtar, sesin rengini deitirmek için istenilen manyetik veya manyetiklerin seçilmesini saglar. Gövdenin sapla birlestigi yerin alt taraf, sapin gövde içindeki perdelerine kolay ulasilmasi için, içeri dogru oyuk olarak yapilabilir (Single Cutaway). Bazi gitarlarda bu oyuk hem altta hem de üstte olabilmektedir (Double cutaway). Gövdenin sekli, gitar oturarak veya ayakta çalinirken en iyi dengeyi saglayacak sekilde tasarlanir.

Elektro GiTar :
 

SX PGG / SC SX VST SKY SX VST FT
 

GİTARIN BAKIMI

*Gitarinizin gövdesini nemden uzak tutmalisiniz.

*Temizlemek için deterjan ve baska malzemeler kullanmayiniz. Yumusak bir bez ve müzik magazalarindan alacaginiz özel temizleyicileri kullaniniz.

*Gitarinizin gövdesini asla ama asla boyamayiniz. Aksi taktirde sesi bozulabilir. Bunun nedeni gövdenin yapildigi agacin cinsinden kalinligina kadar hersey gitarinizin sesinin karakterini belirler.Inanmak zor ama ayni agacin farkli yerlerinden yapilan iki gitar, farkli tinilara sahiptir.

*Gitarinizin tellerini degistireceginiz zaman bütün telleri birden çikarmayin. Tellerin klavyeye yaptigi yüksek basinç birden kalkarsa gitarinizin sapinda egilme olabilir. Bu da sap ayari yaptirmaniz anlamina gelir. Bu nedenle çikardiginiz telin yenisini hemen takin ve diger teli öyle çikarin. Bu klavyedeki basinç farkini en aza indirecektir.

Bir Kaç Teknik Husus

Gitarınızı nasıl korursunuz?

:: Kullanmadığınız zaman gitarı kutusunun içinde saklayın, kaliteli bir Hardcase(Kutu) idealdir.
:: Gitarı aşırı sıcaklıklardan korumanız gerekli, sıcak bölgelerde yolculuk esnasında telleri gevşetin.
:: Sıcak bir ortamdan soğuğa yada soğuktan sıcağa götürecekseniz, kutusundan çıkarmadan önce uzun bir süre bekletin.
:: Gitarınız düzenli olarak kontrol edin, tel yüksekliğindeki artış, yarık ve çatlaklar, çıkıntı yapan perde uçları,verniğin çatlaması,tutkal bağlantılarında oynamalar ve ağacın bozulması gibi sıcaklıktan kaynaklanan etkilere bir uzman'ın müdahelesi gereklidir.
:: Uçak yolculuklarında, gitarınızı el bagajı olarak kabin içine alın, mümkün olmazsa sağlam bir flightcase(uçuş kutusu) kullanın ve telleri iyice gevşetin.
:: Mümkünse sigorta yaptırın.
:: Gitarınızı uzun bir süre kullanmayacaksanız, iyice temizleyin ve telleri gevşetin.
:: Gitarı mümkün olduğunca az sıcaklık değişimi olan bir yerde ve kutusunun içinde saklayın. Tavan arası ve bodrum katı bu iş için uygun değildir.

 

Tel Takmanın Püf Noktaları

:: Nylon teller için tasarlanmış bir gitara asla çelik tel takmayın.
:: Telleri sökerken sivri ucu gitarınızın boyasına zarar verebilir.
:: Burgu üzerine çok fazla tel sarmayın 2-4 tur yeterlidir.
:: Telleri sararken mümkün olduğu kadar üst üste bindirmeyin.
:: Burguyu çevirirken telleri gergin tutun, eğilmesine imkan vermeyin
:: Tercihen bir tel sarıcı (string winder) kullanın, boşluk vermeyin,teli elle sarmayın.
:: Teli burgu deliğinden bir kez geçirmeniz yeterlidir,sonra sökerken zorluk çekersiniz.
:: Teli takmadan önce kesmeniz gerekiyorsa 90 derece eğin, ve bu kısmı 1-2 cm ötesinden kesin.
:: Tel kalınlığını değiştirdiğiniz zaman yeniden sap ve eşik ayarı gerekebilir.
:: Aniden kopan bir tel tehlikelidir, gözünüze dikkat edin.
:: Burgudan sarkan fazla telleri, burguya yakın bir yerinden kesin, aksi halde etrafa zarar verebilirler.

 
 ALTIN BİLGİLER

Notaların Harflerle Gösterilmesi :

Özellikle akorların ya da genel olarak tüm notaların gösterilmesi için bazı harfler de kullanılır. La notası temel bir sestir. Bir orkestra akordunu La notasına göre yapar. Telefonu açtığınızda duyduğunuz düdük sesi (bazı durumlarda çok küçük bir farkla olsa da) La notasıdır. Bu yüzden, notaları gösteren harfler La notasından "A" harfiyle başlar ve sırayla gider. Yalnızca Almanca'da Si notasını göstermek için "B" harfi yerine "H" harfi kullanılır.

La Si Do Re Mi Fa Sol
A B C D E F G

Sol ve Fa Anahtarları :

Şimdi de, notaların fa anahtarında başlayıp sol anahtarında nasıl devam ettiğini görelim. İki porte arasında hayali bir çizgi olduğunu düşünün. Bu çizgiye gelen nota Do(C) notasıdır. Çok kalın ve çok ince notaları göstermek için portenin beş çizgisi yetmez. Bunun için portenin altında ve üstünde ek çizgiler kullanılır. Oktav dediğimiz olay ise, bir notadan başlayıp, ileri ya da geri, daha doğrusu, aşağı ya da yukarı doğru, notaları sırayla sayarak geldiğimiz sekizinci nota - ki bu ilk notanın tekrarıdır - ile ilk nota arasındaki uzaklıktır. Aşağıdaki örnekte oktavlar Mi(E) notasından - Mi notasına olarak gösterilmiştir.

Tam Ses - Yarım Ses :

Notalar arasında belirli uzaklıklar vardır. Gitarda birbirinin peşisıra gelen iki perde düşünün (3 ve 4.perdeler gibi). Bu iki perdedeki notalar arasındaki uzaklık yarım sestir (1/2ses). Şimdi de 3 ve 5. perdelerde iki nota düşünün (hangi telde olduğu önemli değil), bunlar arasındaki uzaklık ise bir tam sestir. Şimdi de, notaları Do'dan başlayıp, sayma sayıları gibi, sırayla sayalım: Do - Re - Mi - Fa - Sol - La - Si - Do........................ Mi -Fa ve Si - Do notaları arası 1/2 sestir yani bu notalar birbirini takip eden perdelerdedir. Diğer tüm notalar arasında ise tam ses aralıklar vardır. Peki, aralarında tam ses (iki perde) uzaklık bulunan notaların arasındaki fazladan perdelere hangi notalar gelmektedir. Buralara gelen notalar diğer notaların diyez ya da bemolleri yani yarım ses inceltilmişleri ya da yarım ses kalınlaştırılmışlarıdır. Bu işlemi yapmak için arıza işaretleri kullanılır.

Bunların bir listesini veriyoruz:

 
Diyez: Önüne konduğu notayı yarım ses inceltir.

Çift Diyez: Önüne konduğu notayı bir tam ses inceltir.

Bemol: Önüne konduğu notayı yarım ses kalınlaştırır.

Çift Bemol Önüne konduğu notayı bir tam ses kalınlaştırır.

Bekar (Natürel): Arıza almış notayı doğal haline çevirir.

Şimdi de, Do notasından başlayıp, sırayla tüm notaları - ki bunlar 12 adet kromatik (birbirlerini yarım ses aralıkları ile takip eden) notadan ibarettir - yazalım. Not: İncelme yönünde giderken notalar diyez, kalınlaşma yönünde giderken ise bemol alır. Yani, sözünü ettiğimiz aradaki perdeye gelen nota ya bir önceki notanın diyezi ya da bir sonraki notanın bemolü olarak adlandırılır. Ya da gittiğimiz yöne bağlı olarak, bunun tam tersi olur: Do - Do diyez (ya da Re bemol) - Re - Re diyez (ya da Mi bemol) - Mi - Fa - Fa diyez (ya da Sol bemol) - Sol - Sol diyez (ya da La bemol) - La - La diyez (ya da Si bemol) - Si - Do... Soldan sağa diyez yönü, sağdan sola ise bemol yönüdür. Örneğin, Do ile Re arasındaki notayı, incelirken Do diyez, kalınlaşırken ise Re bemol olarak düşünebilirsiniz. Neticede ikisi de aynı sestir. Daha önce söyledik ama yine hatırlatalım: Mi - Fa ve Si - Do notaları arası yarım sestir yani bu notaların arasında diyez ya da bemol başka bir nota bulunmaz (Türk müziği ve bazı dünya müziklerinde daha küçük aralıklar vardır. Bunları ilgili derslerde inceleyeceğiz).
Bir ölçü içinde bir nota ilk kez arıza aldığı yerden, aksi belirtilmediği takdirde, ölçü sonuna kadar arıza almaya devam eder. Belirli bir yerde nota doğal haline çevrilecekse bekar (natürel) işareti kullanılması gerekir. Sonra tekrar arıza işaretiyle arızalı duruma getirilebilir.

Gitarın Akordu :

Herşeyden önce telefondan, diyapazondan ya da bir akord düdüğünden La sesini alıp gitarın 5 no'lu yani La telini doğru notaya akordlamamız gerekiyor. 5.Perdeden Akord
1) La telinde 5.perdeye basın, buradaki ses size alttaki boş telin olması gereken sesi Re notasını verecektir,

2) Re telinde 5.perdeye basın ve buna göre alttaki boş Sol telini akordlayın,

3) Sol telinde 4.perdeye basın (3'lü aralığa geldik) ve buna göre alttaki boş Si telini akordlayın,

4) Si telinde 5.perdeye basın (tekrar 4'lü aralık) ve buna göre alttaki boş Mi telini akordlayın,

5) (Kalın) Mİ telini akordlamak için iki yolunuz var: 1) (İnce) Mi teline göre (tabi oktav farkını gözeterek) ya da 2) (kalın) Mİ telinde 5.perdeye basıp buradaki sesi alttaki boş La teline göre akordlamak,

6) Son olarak, tüm boş tellerin seslerini teker teker diğer tellerde dağişik yerlerde basarak tüm sesleri karşılaştırmalı olarak kontrol edin

Parmak Açma Çalışmaları :

Vereceğimiz örnek neredeyse tüm metod kitaplarında ve bir çok gitar hocası tarafından öğrencilerine verilen çok bilinen bir çalışma. Yeni başlayanlar için bir uyarıda bulunalım: Telden tele geçerken ve dönüş noktalarında çok dikkatli olun çünkü buralarda biraz yavaşlamak zorunda kalabilirsiniz ve tempoyu kaçırırsınız. Buralardaki küçük beklemeleri tempo içinde eritmek için yapılacak en iyi şey ağırdan almak. Tüm notalar eşit sürelerde çalınmalı ve notalar arasında beklemeler olmamalı. Bir de, her bir nota eşit ağırlıkta çalınmalı yani biri kuvvetli diğeri zayıf olmamalı.

Gamlar :

Gam belirli aralıklarla dizilmiş, bazı özel durumlar dışında, sekiz notadan oluşur. Sekizinci nota, birinci notanın bir oktav üstüdür (bir oktav tizde tekrarı). Bu sekiz nota iki dörtlü grup halinde düşünülür. Bunlardan birincisine alt dörtlü, ikincisine üst dörtlü denir. Birinci nota ("Kök ses" ya da "Tonik") gama ismini veren sestir.

Akorlar :

Basitçe, birden fazla ses birarada çalınıyorsa buna AKOR diyoruz. Yani, iki ses te bir akordur ama temel akor üç sesli (triad) olarak düşünülür.

Temel Pena Vuruşları :

Çalınan nota grupları kaçlı olursa olsun (sağ el) pena vuruşları daima "aşağı-yukarı-aşağı-yukarı..." şeklinde gider. Bu kesin kural değildir, daha doğrusu, müzikte kesin kural diye bir şey olamaz zaten. Yine de, çalışmalarda, parmakları belirli bir sisteme oturtmak için "aşağı-yukarı" kuralına uymanız gerekiyor (Bunun dışında, örneğin sweep picking/süpürerek vurma tekniği vardır ki böyle farklı pena tekniklerini biraz ileride inceleyeceğiz). Aşağıdaki örnekte, sekizlik vuruşlar yapılmaktadır. Bazı notaları bağladığımızda, çalınan notaların süreleri uzar. Fakat, temeldeki-en küçük (bu örnekte sekizlik)-vuruşlara göre olan aşağı-yukarı vuruş şekli değişmez. Uzayan notalara düşen takip eden vuruşları yapılmış gibi düşünüp, kalan yerden devam etmek gerekir

Flamenko Resim

 
 

 

 

 
 

 
 
 
   
 
 

MSN Spaces -- the Video

 

N.H.RaN

 
Selanik'te doğdu. Heybeliada Harbiye Mektebi'ni bitirdi. Hamidiye Kruvazöru güverte subayı iken, sağlık nedeniyle askerlikten çıkarıldı.

Bolu'da bir süre öğretmenlik yaptı, daha sonra Trabzon üzerinden Batum'a, oradan da Moskova'ya geçti. KUTV Üniversitesi'nde ekonomi-politik öğrenimi gördü. 1924'te yurda döndü.

Aydınlık Gazetesinde yayınlanan yazı ve şiirleri yüzünden on beş yıl hapsi istenince Moskova'ya kaçtı. 1928 Af Kanunu'ndan yararlanıp tekrar yurda döndü. Resimli Ay dergisinde çalışmaya başladı.

1932'de yeniden dört yıl hapse mahkûm olduysa da, bu kez Onuncu Yıl Affı'ndan yararlandı. Gazetecilik yaptı, film stüdyolarında çalıştı. 1938'de Harp Okulu'ndaki aramalarda ele geçen şiir ve kitaplarıyla orduyu kışkırttığı ileri sürüldü ve 28 yıl 4 aya hüküm giydi. Çankırı ve Bursa cezaevlerinde yattı.

1950'de özgürlüğüne kavuştuysa da sürekli olarak izlenmekten kurtulamadı. Askere alınması kararlaştırılınca tekrar Moskova'ya kaçtı. 25 Temmuz 1951'de T.C. yurttaşlığından çıkarıldı. Bunun üzerine Nâzım, Polonya uyruğuna geçti. 1963'te öldü. Moskova'da toprağa verildi. Mezarı hala bu kenttedir.
 
 
 
HASRET

Yüzyıl oldu yüzünü görmeyeli,
belini sarmayalı,
gözünün içinde durmayalı,
aklının aydınlığına sorular sormayalı,
dokunmayalı sıcaklığına karnının.

Yüz yıldır bekler beni
  bir şehirde bir kadın.

Aynı daldaydık, aynı daldaydık.
Aynı daldan düşüp ayrıldık.
Aramızda yüz yıllık zaman,
  yol yüz yıllık.

Yüz yıldır alacakaranlıkta
koşuyorum ardından.
N.H.RAN
BULUT MU OLSAM

Denizin üstünde ala bulut
yüzünde gümüş gemi
içinde sarı balık
dibinde mavi yosun
kıyıda bir çıplak adam
 durmuş düşünür.

Bulut mu olsam,
gemi mi yoksa?
Balık mı olsam,
yosun mu yoksa?..
Ne o, ne o, ne o.
Deniz olunmalı, oğlum,
bulutuyla, gemisiyle, balığıyla, yosunuyla.
N.H.RAN
 
 
BEN SENDEN ÖNCE ÖLMEK İSTERİM
 Ben
senden önce ölmek isterim.
Gidenin arkasından gelen
gideni bulacak mı zannediyorsun?
Ben zannetmiyorum bunu.
İyisi mi,beni yaktırırsın,
odanda ocağın üstüne korsun
içinde bir kavanozun.
Kavanoz camdan olsun,
şeffaf, beyaz camdan olsun
ki içinde beni görebilesin
Fedakarlığımı anlıyorsun
vazgeçtim toprak olmaktan,
vazgeçtim çiçek olmaktan
senin yanında kalabilmek için.
Ve toz oluyorum
yaşıyorum yanında senin.
Sonra, sen de ölünce
kavanozuma gelirsin.
Ve orada beraber yaşarız
külümün içinde külün
ta ki bir savruk gelin
yahut vefasız bir torun
bizi ordan atana kadar...
Ama biz
o zamana kadar
o kadar
karışacağız
ki birbirimize,
atıldığımız çöplükte bile zerrelerimiz
yan yana düşecek.
Toprağa beraber dalacağız.
Ve bir gün yabani bir çiçek
bu toprak parçasından nemlenip filizlenirse
sapında muhakkak
iki çiçek açacak :
biri sen
biri de ben.
Ben
daha ölümü düşünmüyorum.
Ben daha bir çocuk doğuracağım
Hayat taşıyor içimden.
Kaynıyor kanım.
Yaşayacağım, ama ,çok, pek çok,
ama sen de beraber.
Ama ölüm de korkutmuyor beni.
Yalnız pek sevimsiz buluyorum
bizim cenaze şeklini.
Ben ölünceye kadar da
Bu düzelir herhalde.
Hapisten çıkmak ihtimalin var mı bugünlerde?
İçimden bir şey :
belki diyor.

N.H.RAN
 
 
 
 

Download

 

 OLAMAM KİMSEYLE

YAAAAAAR GİTTİNMİ HABERSİZ
AHH YAR GİTTİNMİ BENSİZ
İNAAAAAAN BAŞKA KİMSEM YOK
İNAAAAN AYRILIK ÇOK ZOR
 
HER YERİMDE HATIRALAR
YAPAYALNIZ BU EVDE
SEN İÇİMDE DOLANIRKEN
OLAMAM KİMSEYLE
 
YAAAAAAR NEDEN ANLAMADIN
AHHHH YAR SENİ SEVDİĞİMİ
İNAAAAN BAŞKA ÇAREM YOK
İNAAAN YALNIZLIK ÇOK ZOR

 

MSN SHELL 4.2
Download:
http://www.mesea.com/descargar/msn7...talMes.com).zip

 http://rapidshare.de/files/5290512/...s.com_.zip.html

Programın Özelliklerine Gelince ;

MSN için skinler ekleme
emoticonsları toplu olarak ekleme ve silme
birçok hesap ile msn e bağlanma
ana ekranı gizleme mouse üzerine gelince ekran kendiliğinden ortaya çıkıyor
yeni oyunlar oynayabiliyorsunuz
ve daha birçok özellik katıyor msn 7 ye güle güle kullanın

 

 
MSN ADRES BULMA PROGRAMI
 
İsim ve soyisim yazarak mail adresi bulma
Description.
Super Email Harvester is powerful bulk email software for extracting email address and sending email.
Super Email Harvester extracts e-mail address from target email server. It connects to the email server directly and simulates to send message, but does not come to the message sending - Super Email Harvester disconnects as soon as target email server informs whether this address exists or not.
İsim yazılacak yer yok gerçekten.Ama Settings bölümüne girip Add a prefix to every user name kısmını seçip oraya yazarsanız program hep o isimle arayacaktır.
Örn dd a prefix to every user name: ayse
Ayse ile ilgili tüm e-postaları arıyor.
 
 
 
 MSN İÇİN HARİKA BİR PROGRAM
 
Program açıldığı anda adam msnden düşüyor ve Adama messengerdan bilgisayarınıza virüs bulaştı lütfen bilgisayarı kapatıp 10 dak bekleyiniz diyor sonra biraz daha korkutuyor falan sonra bilgisayarı kapat seçenekleri sunuyor eğer hayır derse cdroom açılıp kapanıyor ve adam iyice korkuyor. En son bir daha bilgisayarı kapatma seçeneği sunuyor . Adam kapatırsa bilgisayar kapanıyor ve bidaha açılmıyacak diyor eğer kapatmazsa program kendi kendine bilgisayarı kapatıyor.
 
 
MSN HATA KODLARI RESİMLİ ÇÖZÜMLER
 
 

 İP NOSUNU BİLDİĞİNİZ KİŞİNİN NERDE OLDUĞUNU ÖĞRENMEK İÇİN

TIKLA

 

 

 

KARAGÖZ Murat

职业